Üçlü ortaklıktan önemli adım: GCAP için ilk uluslararası anlaşma imzalandı
Küresel Muharebe Hava Programı’nda Yeni Adım: İlk Uluslararası Sözleşme İmzalandı
Birleşik Krallık, İtalya ve Japonya’nın ortak yürüttüğü Küresel Muharebe Hava Programı (GCAP), yeni nesil savaş uçağı geliştirme sürecinde önemli bir adım attı. Program kapsamında yaklaşık 686 milyon sterlin (904 milyon dolar) değerinde ilk uluslararası sözleşme imzalandı.
GCAP Ajansı ile Edgewing Arasında Önemli Bir Anlaşma
GCAP Ajansı ile Edgewing şirketi arasında imzalanan sözleşme, artık ülkeler arasında yürütülen çalışmaların tek bir çatı altında, tam kapsamlı uluslararası bir program yapısına geçtiğini gösteriyor. GCAP Ajansı CEO’su Masami Oka, bu gelişmeyi program açısından bir dönüm noktası olarak nitelendirerek, üç ülkenin faaliyetlerinin entegre bir yapı altında ilerleyeceğini vurguladı.
Tasarım ve Geliştirme Edgewing’in Sorumluluğunda
Sözleşme kapsamında tasarım ve geliştirme faaliyetlerinin sorumluluğu, üç ülkenin ortak girişimi olan Edgewing’e verildi. Edgewing, İngiltere, İtalya ve Japonya ortaklığındaki Küresel Muharebe Hava Programı (GCAP) kapsamında 6. nesil savaş uçağı geliştirmek üzere kurulan uluslararası ortak girişim şirketi olarak tanımlanıyor. Şirket; BAE Systems, Leonardo ve Japan Aircraft IndustrialEnhancement Co. Ltd. ortaklığında Haziran 2025’te kurulmuştu.
Edgewing CEO’su Marco Zoff, programın ulaştığı ivmenin güçlü uluslararası iş birliğinin bir sonucu olduğunu belirterek, mühendislik çalışmalarının hız kesmeden devam edeceğini ifade etti.
Mühendislik ve Tasarım Süreci Hızlanacak
İmzalanan sözleşme; kritik mühendislik faaliyetlerinin finansmanını, tasarım çalışmalarının hızlandırılmasını ve program takviminin ivme kazanmasını hedefliyor.

Edgewing, bu süreçte tasarım otoritesi olarak görev yapacak ve programın teknik yönünü yönlendirecek ana aktör olacak.
Altıncı Nesil Savaş Uçağı Hedefi
GCAP, üç ülkenin hava kuvvetleri için altıncı nesil bir savaş uçağı geliştirmeyi amaçlıyor. Program kapsamında geliştirilen altıncı nesil savaş uçağının 2035 yılı itibarıyla hizmete alınması hedefleniyor.
Hava aracının genel gövde konfigürasyonunun geliştirme aşamasında olduğu belirtilirken, yetkililer tahrik sistemini projenin merkezî unsurlarından biri olarak tanımlıyor. Gelişmiş motorun; yüksek sıcaklığa dayanıklı malzemeler, yeni ısı yönetim teknolojileri ve katkılı imalat tekniklerinin yoğun kullanımını içermesinin beklendiği aktarıldı.

Bu unsurların, uzun vadeli bakım gereksinimlerini azaltırken performansı artırmayı hedeflediği kaydedildi. Japon savunma yetkilileri, tahrik ve güç üretiminin yalnızca uçuş performansı açısından değil, aynı zamanda gelişmiş sensörler, elektronik harp sistemleri ve gelecekteki silahların desteklenmesi bakımından da kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor. Motorun, uçakların sürekli tespit ve angajman tehdidiyle karşılaşabileceği ortamlarda sürdürülebilir operasyonları mümkün kılmada kilit rol oynayacağı değerlendiriliyor.
